Referans Gazetesi’nin her yıl düzenlediği “Hızlı Balık Ödülleri”nin bu yılki ödüllerinden birisini, Adana’nın ve Çukurova’nın en büyük zincir marketlerinden GROSERİ aldı.
Referans Gazetesi’nin “Hızlı Balık Ödülleri” için özel olarak çıkardığı gazete, “Ticaret” dalındaki ödülü alan GROSERİ’ye geniş yer ayırdı.
Devlere kafa tutan Groseri, Paris hayali kuruyor
Adanalı 4 cesur girişimcinin ellerindeki birikimlerle temellerini attığı Groseri, bugün dev zincirlere kafa tutar hale geldi. Groseri, 3 kasalı bir şube ile başladığı yolculuğuna 13 şube ve 84 kasa ile devam ediyor.
Adana’da baharın ilk günleri yaşanıyor. Hava yumuşacık. Kentin en hareketli ilçelerinden Seyhan’da sokaklar cıvıl cıvıl… Sadece sokaklar değil, kentin merkezindeki bir market zinciri de en hareketli saatlerinden birini yaşıyor. Kasalar dolu… Mersin ve Adana’nın “yerel gururu” olarak tanımlanan Groseri Marketler Zinciri’nin mağazasındayız. Amacımız Türkiye’nin en hızlı büyüyen, alanında fark yaratan şirketlerini belirleyen Hızlı Balık yarışmasının ticaret alanındaki liderinin başarı öyküsünü dinlemek.
3 kasalı bir marketten Çukurova’nın sembol markalarından biri haline gelen Groseri’nin değişim öyküsünün ilk adımları yirmi yıl önce atılıyor. Yıl 1989. Türkiye’de yeni yeni hareketlenen perakende sektörünün farklı şirketlerinde satış ve pazarlama kanallarında çalışan Zihni Uğurses, M. Ali Önür, Ersin Özdemir ve Bülent Serkut’tan oluşan dört cesur girişimci, “Artık kendi kanatlarımızla uçalım, kendi marketimizi kuralım” fikri ile bir araya geliyor.
Dört arkadaşı bir araya getiren fikrin ilhamı 1989 yılında İzmir’de kurulan Tansaş. Belediye tarafından kurulan Tansaş’ı inceleyen dört ortak, aynı modeli Adana’ya uygulamaya karar veriyor. Bunun için de ilk adımı belediyenin kapısını çalarak atıyor. O yıllarda belediye başkanı yine Aytaç Durak… Belediyeyi de ortak olmaya ikna eden dört girişimci fizibilite çalışmalarına başlıyor, ilk marketin yeri belirleniyor. Ancak yerel seçim dönemine rastlayan bu girişim, Durak’ın ilk ve tek yenilgisini almasıyla kesintiye uğruyor. Dört ortak vazgeçmek yerine yalnız başlarına yola devam kararı alıyor ve tüm birikimlerini bir araya getirerek üç kasa ile yola çıkıyor. Mağazanın adından Tansaş’tan vazgeçmiyorlar. Adana Tansaş kuruluyor.
Değişim ikinci kuşakla başladı
Tüketiciden gelen talebi ve perakende sektöründe başlayan büyüme rüzgarını arkasına alan Adanalı ortaklar, zaman içinde hedef büyütüyor. Ama “değişme ve taze bir kana” ihtiyaç duyuluyor. Taze kan ise ikinci kuşaklarla başlıyor..
İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi’nden mezun olduktan sonra Atlanta’da finans üzerine yüksek lisans yapan Zihni Uğurses’in oğlu Levent Uğurses, ortakların ısrarlarına dayanamayarak İstanbul’daki kariyer planlarını geride bırakıyor ve Adana’ya dönüyor. Uğurses “Onlar benden dinamizm ve yenilik, ben de onlardan destek ve birikim aktarımı bekliyordum ve karşılıklı beklentilerimiz güçlü bir harmonide birleşti. Bugünlere kadar devam etti” diyor.
Tansaş ismi değişiyor
Ancak 1996 yılında göreve başlayan Uğurses’i bir sürpriz bekliyor. Uğurses, o dönemi şöyle anlatıyor: “Göreve başladığım ilk yıl İzmirli Tansaş büyümesini hızlandırmış ve halka açılıyordu. Marka tescili yaptırmışlar. Bir gün avukatları kapımızı çaldı. Biliyoruz kötü niyetli değilsiniz ama bu markanın tescili bizde değiştirin, dediler. Müşterilerimizi işin içine katarak bir isim yarışması açtık. Ankara’dan gerekli marka tescili yaptırıp Groseri ismi ile faaliyetlerimize devam kararı aldık. Değişime başladık. O güne kadar mağazalarımız önündeki duraklar Tansaş durağı olacak anılıyordu. Bu süreçte dolmuşlara binip ne zaman Groseri durağı diyecekler diye test ettik. Çok uzun sürmedi. 1-2 yıl içerisinde artık duraklar Groseri diye anılmaya başlandı”. Marka değişimin ardından Groseri çağdaş perakende standartlarını da bir bir yerleştirmeye başlıyor zincire. Barkodlu kasalara, ışık, zemin, donanımda yeniliklere gidiyorlar. Uğurses, “Tüketici bu değişimi yani bir markanın doğuşu gibi algıladı. Bu değişim Adana’ya gelen büyük hipermarket zincirlerine rağman kabul gördü. Müşterimiz bizi Adana ve Mersin’de aktif kasa büyüklüğünde en önde giden zincir haline getirdi” diyor. Şirkette şu anda 3 ortaklı bir yapı mevcut. Groseri marketler zincirinde kendisiyle başlayan 2’nci jenerasyona geçiş süreci 1999’da Kazım Önür ve 2005 yılında Dide Özdemir Tuncer ile devam ediyor.
18 AYDA BİR MAĞAZA AÇACAĞIZ
Groseri şu anda 10 Adana, 2 Mersin, 1 Ceyhan olmak üzere toplam 13 şubeye sahip. Firma bu yaz Mersin Arpaçbahşiş’te yeni bir şube daha açacak. Adana ve Mersin’de aktif olarak alışveriş yapan 200 bin kayıtlı müşterinin yanında, 12 bin 500 çocuk müşteri kaydına sahip. Uğurses, müşterilerin sürekli analizlerini yaş, cinsiyet, ürün, saat, meslek, gelir dağılımları bazında inceleyip isteklerine cevap verdiklerini anlatıyor. Krize rağmen yatırımlara ara vermeyeceklerini belirten Uğurses, “İyi lokasyon tespit edersek 18 ayda bir mağaza açmaya devam edeceğiz. Ayrıca yine gelecek ay devreye sokacağımız yeni merkez depo ve lojistik tesisimizin ilk etap 6 bin metrekare inşaatını tamamlayacağız” diyor. Groseri şu anda 800 kişiye istihdam sağlıyor. Yeni bir markanın adımları da atılıyor. Meseri dünyada eşi görülmemiş bir butik manav zinciri olacak. Uğurses, “ Proje şu anda deneme aşamasında. Olumlu sonuç alırsak Türkiye’nin diğer bölgelerine yayılacağız “ diyor. Uğurses, hedeflerinin ulusal bir markaya dönüşmek hatta uluslar arası bir şirket haline gelmek olduğunu söylüyor ve ekliyor: “ Hedef sadece İstanbul’a kadar gelmek değil. Hayallerimizde Paris ve Londra gibi dünya şehirleri de var “ diyor.
YENİ ELEMANA ÇALIŞANLAR KARAR VERİYOR
Groseri, bölgesinde Migros gibi ulusal zincirlerle rekabet ediyor. Groseri’nin rakibi Yonca Marketleri satın alarak geçen sene Adana’ya adım atan Migros, bölgede yapılanmaya devam ediyor. Ancak Uğurses, bu durumun kendileri için bir risk oluşturmadığını söylüyor. Uğurses, “ Bunun en büyük kanıtı da tek bir çalışanımızı Migros’a kaptırmamamız “ diyor. Groseri’nin çalışanlar için bir aile gibi olduğunu ve kurulan alt yapısı ile herkesin yönetimde olduğunu belirten Uğurses, şöyle devam ediyor: “2004 yılında tek tek görev tanımlarını yaptık. Çaycı dahil. Bunları sürekli güncelliyoruz. Bir performans yönetmeliği hazırladık. Fiks ücret uygulamasını bitirdik. Hedefler koyduk. Bu sistemde çaycı bile prim alıyor. Bir havuzumuz var. Oraya parayı koyuyoruz. Yeni bir eleman mı işe alınacak. Buna biz değil, o bölümdeki arkadaşlar karar veriyor. Şirkette çalışan sirkülasyonu düşük. Çalışanlar arasında ikinci kuşaklar bile var.”
EN İYİ ÜRÜNÜN ADRESİNİ BİLİYORUZ
Uğurses, Groseri’nin başarısında teknolojik alt yapı, tüketici analizleri, doğru lokasyon, taze ve kaliteli ürün, hayata geçirdikleri sosyal sorumluluk projelerinin büyük bir rol oynadığını söylüyor. “ En iyi tulum peyniri, en iyi sebze meyve, en iyi et nereden bulunur Migros ve Carrefour gibi dev firmaların satın almaları ile sabaha kadar tartışırım” diyecek kadar bu konuda iddialı olduklarını belirten Uğurses, hızlı büyümede bu özelliklerini hiçbir zaman geri plana atmayacaklarını söylüyor ve ekliyor: “ Çünkü bizi farklı kılan bu.” Uğurses, sosyal içerikli kampanyalarla da tüketiciye yakınlaştıklarını söylüyor ve şöyle devam ediyor:
” Başarılı öğrencileri ödüllendirme ve burs kampanyası, meslek günleri indirimleri, dalında ünlü profesörlerle sağlık günleri konferansları, yaz okulu projesi, yemek kursları, Devlet Tiyatrosu bilet hediyeleri, sevgililer günü balosu, her yıl bin eve Noel Baba kılığında yapılan ziyaretler gibi farklı kampanyalarla tüketici ile bir bütün oluyoruz.”
>> Bu haber, Referans Gazetesi’nin “Hızlı Balık Ödülleri” ekinde yayınlanmıştır.
| Yorumlar |
|














