
1922 yılında, bir yandan bağımsızlık mücadelesi verilip, bir yandan da Cumhuriyet’in temelleri atılırken, lezzet düşkünü bir Adanalı da mangalında yaktığı kömürlerin köz haline gelmesini bekliyordu. Çok beklemedi, kömürler nar gibi kızardı, kıvamını geldi. Usta eller özenle hazırlanmış kıymayı aldı, şişe sapladı ve “Bismillah” deyip, mangalın üzerine koydu. Pişmeye başlayan Adana Kebabı’nın iştah açan kokusu bir anda çevreye yayılmaya başladı. Şiş çevrildi, öteki tarafı da selamlaştı köz ateşiyle… Kaldırıldı, hemen mangalın yanında hazırlanan pidenin arasında yağı alındı… Tekrar ateşin üzerine kondu, tekrar yağı alındı pidenin içinde… Usta baktı mangalın üzerindeki enfes görüntüye ve “Tamamdır” dedi, “Oldu bu.”



Otel - Restoran - Cafe






