Anasayfa Yazarlar Mustafa ÖNCÜL Kuyunun duvarları dik ve ıslak ama…

Kuyunun duvarları dik ve ıslak ama…

e-Posta Yazdır PDF
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 0
ZayıfEn iyi 

Mükremin Çıtır’ın sevgilisi Asuman üzgün, yıpranmış, biraz da beklediği cevabı duyacak olmanın korkusuyla soruyor:

“Beni artık sevmiyorsun öyle mi?”

Mükremin Çıtır cevap veriyor:

“Yani seni seviyorum da… Seni sevmeyi eskisi kadar sevemiyorum.” diyerek başlıyor ve devam ediyor:

“Hani, eskiden seni sevmenin, birbirimizi sevmenin yeşil gevrek bir tadı vardı… Seni güldürmenin lezzeti damağıma yerleşir, orada mutlu mesut yaşardı... Yani, bir şey olduğu vakit, ‘İlk, ilk bunu koşayım gideyim, Asuman’a söyleyeyim’ tarzında bir haberci telaşı olurdu...”

Asuman gözü yaşlı “Şimdi n’oldu peki?” diye soruyor, Mükremin anlatıyor:

“Bilmiyorum Asuman, bilmiyorum. Kalbim bir kuyunun dibindeki suyun içinde nefes almaya çalışan bir gariban. Yukarı tırmanmaya çalışıyor ama n’apsın?.. Kuyunun duvarları düz, kuyunun duvarları ıslak…”

Bir zamanların sevilen dizisi Bir Demet Tiyatro’dan alınmış bu bölümü Facebook’a yüklemişler. Dolanırken rastladım.  Bir yandan Yılmaz Erdoğan’ın artık çok eskilerde kalan o doğal, naif haline olan özlemle, bir yandan da senaryonun ustaca yazılmış bu bölümündeki etkileyici diyaloglarının etkisiyle oturdum izledim.

Hepimizin bir kuyusu var aslında. Dibindeki suyun içinde gariban kalbimizin nefes almaya çalıştığı bir kuyumuz var hepimizin. Öyle bir kuyu ki, gariban kalbimiz düz, ıslak duvarlarına ne kadar uğraşsa da tırmanamıyor; o karanlık, soğuk suların içinde yapayalnız debelenip duruyor.

Bir kalp nasıl düşer böyle bir kuyuya?.. Nasıl gömülüverir o karanlık ve soğuk sulara?.. Neden dik ve ıslaktır o kuyunun duvarları?..

Hani bir deyim vardır ya halk arasında, “İnsanın sıtkının sıyrılması” diye… Bir zaman size büyük keyif veren, mutlu eden, heyecanlandıran, coşturan bir şeyler vardır… Bir an gelir, bir şey olur… Bazen birden bire, bazen yavaş yavaş, bazen siz farkında bile olmadan, o keyif, o coşku, o mutluluk, o heyecan yitip gider. Her şey anlamsızlaşır, sıradanlaşır, hiçbir şeyin tadı kalmaz, keyif vermez. Kalbinizin bir köşesine yerleşip kalmış eski mutlulukların, heyecanların, coşkuların lezzetini yeniden bulmak umuduyla zorlarsınız kendinizi, çabalarsınız, uğraşırsınız… I-ıh! Olmaz.

Bir an gelir, bir şey olur… Uzaklaşırız bizi mutlu eden, heyecanlandıran, her yeni güne büyük bir coşkuyla başlatan, dünyanın en aptal gülümsemesini yüzümüzün orta yerine yerleştiren o şeylerden. O anda düşer işte kalbimiz kuyuya, gömülür o derin, soğuk, karanlık sulara. Çırpınır, debelenir, çıkmaya çalışır ama nafile! Kuyunun duvarları diktir, ıslaktır. Çıkamaz artık oradan gariban kalbimiz. Ne yapsa çıkamaz. Zaten… Zaten çıkmamalıdır da artık oradan. Çıkmaya da çalışmamalıdır. Duvarlara tırmanmaya çabalamaktan vazgeçmeli, o karanlık kuyunun duvarlarındaki karanlık dehlizlere dalmalıdır vakit geçirmeden. O karanlık dehlizlerde sağa sola çarpa çarpa, karanlık ve soğuk sulara sulara bata çıka gün ışığını aramalıdır. O karanlık, soğuk suların er ya da geç, pırıl pırıl güneşin altında kanat çırpan martıların tepeden seyrettiği  açık denizlere aktığını bilmelidir.

Hepimizin bir kuyusu vardır aslında. Öyle bir kuyudur ki bu… Zaman zaman atarız kalbimizi içine. Taptuk Emre’nin dergahına odunların en budaksızını taşıyan Yunus gibi çile doldurur orada kalbimiz. Yaralarını tımar eder, arınır, temizlenir, yenilenir.

Gün gelir çilesi dolar… Bakar dışarıdaki hayata… “Tamamdır” der, “Yolcu yolunda gerek.”  Sırtında bir hırka, çıkınında bir parça kuru ekmekle yeniden yollara düşer.

[Mustafa Öncül]

Yorumlar
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir!

3.26 Copyright (C) 2008 Compojoom.com / Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."

 




Adanaca-Türkçe Sözlük

reklam

Adana'dan sesler, yüzler, sokaklar...






Sefa Sofuoğlu'nun karikatürleri için tıklayınız.


Mustafa Öncül'ün yazıları için tıklayınız.

Zafer Doruk'un yazıları için tıklayınız.

Konuk yazarlarımızın yazıları için tıklayınız.









Kimler Online

Şuanda 6 konuk çevrimiçi

İstatistik

Üyeler : 75
İçerik : 243
Web Bağlantıları : 6
İçerik Tıklama Görünümü : 415024