Kısmet Hanım

e-Posta Yazdır PDF
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 3
ZayıfEn iyi 

“Gııız… Duydun mu dün geceki gürültüleri?”

“Duymam mı anam! Yedi mahalle öteden duyuldu.”

“Eli kırılasıca! Gene dövdü kadıncağızı sabaha kadar.”

“Geberesice!.. Yüzüne bakınca da bir adam bellen!”

Mahallenin kadınları, kocalarını işe salar salmaz toplanmışlar, geceki hengameyi konuşuyorlardı.

Kocası Harun Efendi neredeyse her gece dövüyordu Kısmet Hanım’ı. Mahalleli, gece yarısı Kısmet Hanım’ın çığlıkları, küfürleri, bedduaları, yalvarmaları ile uyanıyor, sabaha kadar da uyuyamıyordu. Günün ağarmasına yakın Kısmet Hanım’ın da, Harun Efendi’nin de sesi kesiliyor, mahalleye bir sessizlik çöküyordu.

Harun Efendi taksi şoförüydü. Kendisinin arabası yoktu. Başkalarının arabalarında yevmiyeyle şoförlük yapıyordu. Son kullandığı araba, beyaz, gelin gibi bir İmpalaydı. Öğlene doğru uykudan kalkar yemeğini yer, ayağındaki pijamasını bile çıkarmadan mahalle kahvesine giderdi. Biraz kâğıt oynar, biraz lak lak eder, ikindi vakti eve gelir, yemeğini yer, üzerini değiştirip işe çıkardı. Gececiydi. Pavyonların önünden müşteri alır, çoğunlukla da çevre ilçelere, köylere çalışırdı. Bazen, komşu illere bile yolcu götürdüğü olurdu.

Pavyonların önündeki bekçilerle laflardı müşteri beklerken. O gecenin durumunu da öğrenirdi bu muhabbet esnasında. İş çıkar mı çıkmaz mı, bilirdi. Baktı iş yok, erkenden dönerdi eve. Zaten kıyamet de, eve erken döndüğünde kopardı.

Harun Efendi en gıcık kaptığı şey, eve geldiğinde Kısmet Hanım’ın evde olmamasıydı. Kapıyı açar, içeri girer… Kısmet Hanım evde yoksa Allahlar, kitaplar inerdi! Evin bahçesine çıkar, uluorta bağırmaya başlardı:

“Nerdesin laaan?!.. Gene nereye gittin sinine sıçtığımın karısı?!.. Lan sen beni katil mi edecen orospu?!..”

Bu bağırışlar duyulur duyulmaz, komşu evlerin ışıkları söner, mahalle sessizliğe bürünür, evlerini bahçesinde oturanlar yavaşça evlerine girer, kapılarını kapatırlardı.

Harun Efendi’nin bağırmaları, küfürleri Kısmet Hanım eve gelene kadar sürerdi. Kısmet Hanım’ın bahçe kapısında görünmesiyle birlikte, Harun Efendi’nin sesi daha da yükselir, küfürlerin dozu daha da artar ve dayak faslı başlardı.

Mahallenin dışına yakın bir yerde küçük bahçeli bir ev vardı. Birkaç yıl önce bu eve bir kadın taşınmış, kadının eski bir pavyon kadını olduğu söylentisi yayılmıştı mahalleye bir anda. Kadının her zaman yapılı sarı saçları, makyajı, işveli yürüyüşü ve parıltılı takıları nedeniyle böyle bir yakıştırma yapılmıştı galiba. Belki de eski bir pavyon kadınıydı. Mahallenin kadınları pek hazzetmezlerdi bu kadından. Kocalarını ayartacağını düşünür, mesafeli dururlardı. Haksız da değillerdi hani! Mahallenin tüm erkeklerinin gözü üzerindeydi kadının. Kısmet Hanım, bu kadınla ilk günden samimi olmuştu. Birbirlerinin evine gidip geliyorlar, iki sokak öteden duyulan bol kahkahalı sohbetler gece yarılarına kadar sürüyordu. Harun Efendi, karısının o kadınla olan samimiyetine deli oluyordu. İstemiyordu o kadınla görüşmesini, konuşmasını. “Mahallede avrat kıtlığına kıran mı girdi lan?!.. Gidip elin orospusu ile konuşuyon!..” diyordu ama… Dinleyen kim?!…

Harun Efendi işe çıkar çıkmaz, Kısmet Hanım soluğu o kadının evinde alıyordu. Kocasının dönüş saatini tutturamadığı zaman da… Sabah, ağzı yüzü dağılmış, her bir yanı morarmış bir şekilde çıkıyordu evden. Mahallenin kadınları onun bu halini görünce acıyorlar, bir yandan da kızıyorlardı. “Kısmeeet… Vah anam vah! N’apmış gene bu seninki?”

“Elleri kırılsın!..”

“Kız sen de hak ediyon ha! Herif sana diyor gitme o orospunun evine diye. Sen n’apıyon? Birazcık fırsat bulsan koyun koyuna yatacan orospuyla!..”

“Yaa bildiğiniz gibi değil be Hacer Abla. İyi bir kadın. Sadece biraz rahat. Alışkın değiliz biz böylesine ya… Ondan.”

“Rahatlığı başını bağrını yesin! Orospuluğun adı ne zamandan beri rahatlık oldu? Sabi sübyanın bile gözü onda!..”

“Hacer Abla öyle deme. Günahını alma elin garibinin…”

“Elin garibi miiii?.. Heç garip görmesek…. Tövbe tövbeee!…. Kııız… Kaşın filan da patlamış senin. Neyle dövdü bu it seni?”

“Ne bileyim abla. Eline ne geçerse vuruyor.” “Kız sen de madem gidiyon. Herifinin dönmesine yakın gelsene. Hadi gelemiyon… Bari arabasının sesini filan dinle. Baktın geliyor, koş gel eve. Gül gibi kocan var. İçkisi sigarası yok. Karıda kızda gözü yok… Adamın gönlünü etsen, melaike gibi adam valla!..”

“Duyamıyorum ki abla arabasının sesini. Eski arabası iyiydi. İki mahalle öteden duyuyordum sesini. Buna hala alışamadım. Yılan gibi geliyor sessiz sessiz.”

“Olsun kızım. Sen gene dikkat et biraz. Bak çoluğun çocuğun var. Yazık… Onlara da yazık, sana da yazık. Herifine de yazık. Garip sabahlara kadar itin köpeeen ağzının kokusun çekiyor size ekmek getirecem diye. Dikkat et biraz.”

Ama… Hiçbir şey değişmedi. Her şey aynı gitti.

Kısmet Hanım o kadınla samimiyetini, Harun Efendi de dayak atmayı bırakmadı. Mahallede, hemen her gece Harun Efendi’nin küfürleri, Kısmet Hanımın çığlıkları yankılandı.

Ta ki Harun Efendi bir pikap alıp sebzecilik yapmaya başlayana kadar.

Harun Efendi elinde avucunda ne varsa sattı, bulup buluşturdu, borç harç eski bir pikap aldı, mahalle aralarında sebze satmaya başladı. Sabah ezanıyla kalkıyor, sebze haline gidiyor, yüklüyordu meyveyi sebzeyi, dalıyordu şehrin sokaklarına. Akşam ezanı okunurken de evine dönüyordu. Eve döndüğünde karısını bahçe kapısında kendini bekler buluyordu. Kısmet Hanım koşup geliyor, Harun Efendi’nin getirdiği paketleri alıyordu arabadan. Sonra birlikte pikaptaki meyve sebze kasalarını indiriyorlar, güle oynaya giriyorlardı eve.

Harun Efendi’nin sebzeciliğe başlamasıyla hem mahalleli rahat etmişti, hem de Kısmet Hanım dayak yemekten kurtulmuştu.

[Mustafa Öncül]

 

Yorumlar
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir!

3.26 Copyright (C) 2008 Compojoom.com / Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."

 




Adanaca-Türkçe Sözlük

reklam






Sefa Sofuoğlu'nun karikatürleri için tıklayınız.


Mustafa Öncül'ün yazıları için tıklayınız.

Zafer Doruk'un yazıları için tıklayınız.

Konuk yazarlarımızın yazıları için tıklayınız.









Kimler Online

Şuanda 6 konuk çevrimiçi

İstatistik

Üyeler : 75
İçerik : 243
Web Bağlantıları : 6
İçerik Tıklama Görünümü : 415073