Anasayfa Yazarlar Sezer KATKAY Çatırt!!! Kırıldı ayak

Çatırt!!! Kırıldı ayak

e-Posta Yazdır PDF


Artık hazırım. Az sonra hayatımda ilk defa, boxer ile şehrin ortasından evime döneceğim. Acayip seksi, bir o kadar da utanç verici. Galiba ayıp. Neyse canım ayakta alçı var… Hayır yani o panikle ya boxer giymeden çıksaydım diye düşününce, avutuyorum en azından kendimi. Çift alçıyla dönmek gerekirdi herhalde eve. :) 


Daha önce hiç kırık bir ayağım olmamıştı. Kalbim tüm eşyasını toplamış ayağıma inmiş, orada atıyor sanki. Güp güp, güp güp. Her güpte ayağım uçacak sanıyorum. Öyle bir zonklama ki, beynimin derinliklerine işliyor…

Sağlıklı yaşam için spor yapın filan diyorlar ya, hikaye… Gördük sağlığı. Gitti sağ ayak. “Saha halı, bir şey olmaz korkma gel oynayacağız, spor iyidir” dediler, gittik.

İlk maçtan sonra 1 hafta merdivenleri yeni doğmuş bebekler gibi emekleyerek çıktım. İkinci maçta “Tövbeliyim, daha gelmem” dedim. 3. maça kadar tövbeyi unuttum. Derken maç 5, ayak falafoş. Nakavt yani.

Topu ceza sahasından çıkartmaktan başka hiçbir amacım yoktu. Ne olduysa o anda oldu. Sonrası malum. İlk başta yeşil erik büyüklüğünde şişti. Ardından, kırmızı erik boyuna geldi. Eve geldim, duş aldım, duştan çıktım, bizim erik olmuş bildiğimiz hormonlu ceviz. Üzerimi giyinene kadar, içli köfte gibi toparladı kendini. İlk başta “Ne doktoru ya, doktor ne yapacak benim ayağıma” diyordum. Köfteyi görünce, "Bunun şakası yok, artistlik yapma olum Sezer. Hadi doktora" dedim. Tırstım yani, ödüm koptu tüm vücudum ayağıma dolacak diye. Bizim köfteyi bıraksan, sabaha olacak Beşiktaş kumpiri.

Düğüne gider gibi ailecek doluştuk arabaya. Ver elini Ortopedia. Hep imrenirdim bu hastaneye, sonunda köfteyle gelmek kısmet oldu. Hastane değil uzay üssü gibi bir yer. Tekerlekli sandalyeye oturttukları anda, yıllardır üzerinde durduğum iki ayağımın kıymetini daha iyi anladım.

Muayene vakti, doktor incelemeye aldı. "Yukarı kaldır, aşağı indir, acıyor mu? Peki ya burası? Şimdi sola çevir" muhabbetinin ardından tekrar bindik tekerlekliye doğru röntgene. Şip şak çektiler. Sonuç?

Kırık!!!

“Ne olacak doktor bey?” “Dize kadar alçıya alacağız…” “Araba kullanabilecek miyim?” “Hayır.” “Peki bisikletle gitsem işe?” “Olmaz, üstüne basmak yasak”

Buyur buradan yak!

Hüseyin Bey yatırdı sağ olsun sedyeye.

“Pantolonu çıkaralım beyefendi” “Niye, napacağız ki?” “Alçı yapacağız” “Ayağa yapılmayacak mıydı alçı?” “Evet beyefendi ayağa yapılacak, ama pantolonunuz dar, çıkarmazsanız, ya 3 hafta onunla gezersiniz, ya da yarın kesersiniz” “Ayağımı mı!!!” “Hayır pantolonu”

Hoppala bir bu eksikti. Hayatta kesmem dünya para saydım ben bu pantolona. El mahkum çıkarttık.

“Yukarı, aşağı, sağa, sola, sardık, bitiyor, iki dakika sonra kurur, kurudu, gidebilirsiniz...”

Artık hazırım. Az sonra hayatımda ilk defa, boxer ile şehrin ortasından evime döneceğim. Acayip seksi, bir o kadar da utanç verici. Galiba ayıp. Neyse canım ayakta alçı var. Hayır yani o panikle ya boxer giymeden çıksaydım diye düşününce, avutuyorum en azından kendimi. Çift alçıyla dönmek gerekirdi herhalde eve J 

Hayatımda ilk defa kendi arabamın arka koltuğunda yolculuk yapma şerefine ulaştım sonunda. Hem de boxerla. Süper bir şeymiş. Bir de bira olacaktı ki şuracıkta. Off değmeyin keyfime. Bugün benim için ilkler günü oldu.

Sonuç, yataktayım. Saat 3’ü beş geçti.

Canım acıyor.

Kalbin yukarı çıkacağı yok, galiba bir süre daha orada atacak.

Ben en iyisi uyayım artık. Belki de bunlar bir rüyadır.

Sağ ayak hiç kırılmamış, bu yazı da hiç yazılmamıştır.

Hayır, hayır rüya değil biliyorum.

Nerden mi?

E okuyorsun…

Not: Şortumu giyindim, imzaya beklerim. (16 Mayıs 2009)

[Sezer Katkay]


Yorumlar
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir!

3.26 Copyright (C) 2008 Compojoom.com / Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."

 

Adanaca-Türkçe Sözlük

reklam


Kimler Online

Şuanda 1 konuk çevrimiçi